e82w. Avukat Merve URSAVAŞ Trafik kazası tedavi giderleri, tedavi giderlerinde sorumluluk, SGK tedavi giderleri ödemeleri, trafik sigortasının tedavi giderlerindeki sorumluluğu, trafik kazasında özel hastane masraflarının SGK tarafından ödenmesi, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri sıklıkla sorgulanan konulardan biridir. Trafik kazası tedavi giderleri ile ilgili bilgileri ve trafik kazalarına bağlı yaralanmalarda tedavi giderlerine ilişkin yargı kararlarını ve yargıtay içtihat metinlerini makalemizde bulabilirsiniz. İçindekilerTrafik Kazasına Bağlı Yaralanmalarda Tedavi Giderleri GirişTürk Borçlar Kanununda Tedavi GiderleriKarayolları Trafik Kanununda Tedavi GiderleriTrafik Sigortası Genel Şartlarında Tedavi GiderleriTedavi Giderleri Nedir?Tedavi Giderlerinin KapsamıTedavi Giderlerini Kim Karşılar? Trafik Kazası Tedavi Giderlerinde SorumlulukBelgelenen Tedavi Giderleri – SGK Tarafından Karşılanan Tedavi Giderleri Nelerdir?Belgelendirilemeyen Tedavi Giderleri – SGK Tarafından Karşılanmayan Tedavi Giderleri Yargıtay Kararlarında Belgelendirilemeyen Tedavi Giderleri Nasıl Belirlenir? Tedavi Giderlerinin İspatlanmasıTedavi Giderlerinde Davalı Sıfatının BelirlenmesiDava Açılırken Davalı Gösterilmeyen SGK Başkanlığının Sonradan Davaya Dahil Edilmesi TRAFİK KAZASI TEDAVİ GİDERLERİ Trafik kazası tedavi giderleri tazminatında yaşanan sorunları ele almadan önce tedavi giderlerine ilişkin yasal düzenlemelerden bahsetmek gerekmektedir. Türk Borçlar Kanuna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazası nedeniyle oluşan zararlar birçok kalemden oluşmaktadır. Bunlardan biride tedavi giderlerine ilişkin alacaklardır. Tedavi giderlerine ilişkin üç temel yasal düzenlemeyi bilmekte fayda vardır. Bunlar;TÜRK BORÇLAR KANUNU 53. ve 54. MaddeKARAYOLLARI TRAFİK KANUNU 98. Madde – Sağlık Hizmet Bedellerinin ÖdenmesiZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Maddesi – Sağlık Gideri Teminatı TÜRK BORÇLAR KANUNUNDA TEDAVİ GİDERLERİ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda tedavi giderlerine ilişkin yasal düzenleme, kanunun 2. ayırımında “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” başlığı altında ele alınmıştır. Bu kanunun 53. ve 54. maddelerinde tedavi giderlerinin, haksız fiil kaynaklı oluşan zararlar arasında olduğu açıkça Hâlinde Uğranılan Zararlar Özellikle Şunlardır 53. MaddeCenaze giderleriÖlüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarÖlenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplarYaralanma Halinde – Bedensel Zararlar Özellikle Şunlardır 54. MaddeTedavi giderleriKazanç kaybıÇalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarEkonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA TEDAVİ GİDERLERİ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tedavi giderlerine ilişkin yasal düzenleme kanunun 98. maddesinde “Tedavi Giderlerinin Ödenmesi”, yeni ismiyle “Sağlık Hizmeti Bedellerinin Ödenmesi” başlığı altında ele alınmıştır. Karayolları Trafik Kanunu 98. Maddenin 2011 yılında değişiklik yapılmadan önceki halinde tedavi giderleri “98. MADDE ESKİ HALİ Motorlu araçların sebep oldukları kazalarda yaralanan kimselerin ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta, klinikte hastanede ve diğer yerlerdeki tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacı başvurma tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları kapsamında öder.” tanımlanmıştır. Ancak 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59’uncu maddesi ile, Karayolları Trafik Kanunu 98. Maddesinde “Sağlık Hizmetleri Bedellerinin Ödenmesi” başlığı ile beraber köklü bir değişikliğe gidilmiştir. 98. MADDE YENİ HALİ “Karayolları Trafik Kanunu Sağlık Hizmetleri Bedellerinin Ödenmesi 98. Madde” “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Ek cümle 4/4/2015-6645/60 md. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez. Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir. Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir.” tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu değişiklikle beraber trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona erdirilerek, sağlık hizmet bedellerinin ödenmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amaçlanmıştır. Ayrıca tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesiyle 98. maddeye ek cümle eklenmiştir. Özetlersek Karayolları Trafik Kanunu 98. Madde değişikliği ile beraber; Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri denilerek özel veya resmi hastane olması fark etmeksizin tüm sağlık kuruluşlarında yapılan tedavi giderleri ödenecektir. Kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından sağlık hzmet bedeli ödemesi yapılacaktır. Maddenin eski halinde yer alan “ …ile tedavinin gerektirdiği diğer giderler” ifadesi gibi kapsamlı tanımlama yerine sağlık hizmet bedelleri gibi sınırlayıcı bir ifade gelmiştir. TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA TEDAVİ GİDERLERİ tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Genel Şartlarında “ Kapsama Giren Teminat Türleri” ana başlığı altında genel şart kapsamındaki teminat türleri arasında “b Sağlık Giderleri Teminatı” maddesi ile tedavi giderleri tanımlanmıştır.“Sağlık Giderleri Teminatı Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren, mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” şeklinde şartlarda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise geçici bakıcı ihtiyaçları diğer bir değişle tedavi sırasında ortaya çıkan bakıcı giderleri sağlık gideri tazminatı kapsamındadır. Ancak kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması itibariyle sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan bakıcı giderleri teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamındadır. TEDAVİ GİDERLERİ NEDİR?TEDAVİ GİDERLERİNİN KAPSAMI Tedavi giderleri, trafik kazası dolayısıyla yaralanan kişinin bedenen eski haline dönmesi ve hastalığının artmasının engel olması amacıyla tedavi ile ilgili yapılan tüm giderlerinin kapsamı sadece hastanelere yapılanlar ödemeler değildir. Kişinin bu yaralanmadan ötürü tedavinin gerektirdiği yol masrafları, bakıcı masrafları başta olmak üzere diğer giderleri de kapsamaktadır. Örnek amacıyla aşağıda geniş bir liste sunulmuştur. Ancak yazımızın ilerleyen bölümünde daha ayrıntılı bahsedileceğinden bu kısımda ayrıntıya girmeden, ödeme yükümlülüğünün farklı kurumlarda olması nedeniyle tedavi giderleri sağlık hizmeti giderleri ve iyileşme giderleri olmak üzere iki ana başlık altında kategori belirtmek gerekir ki Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre kazazedenin iyileşmesi için henüz yapılmamış gelecekte yapılması zorunlu tedaviler, yaşam boyu kullanılacak ilaçlar ve protezler için yapılacak masraflar “gerçekleşmiş zarar” olarak Sağlık Hizmeti Giderleri Özel veya Resmi Hastanelerde, Üniversite Hastanelerinde, Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde, kliniklerde, bakım merkezlerinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yapılan trafik kazası nedeniyle yapılan tıbbi tedavi ile sınırlı masraflar;İlk yardım ve ambulans için yapılan masraflar,Muayene için yapılan masraflar,Tahlil kan testleri, röntgen, ultrason, tomografi, mr vb. için yapılan masraflar,Tedavi ilaç, kan, serum, ameliyat, yoğun bakım, protez, ortopedik cerrahi malzemeler, pansuman, diyaliz vb. için yapılan masraflar,Tedavi sonrası sağlık kuruluşlarında yapılan fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri,Doktor raporu ile alınan SGK Kapsamında olan diğer tıbbi medikal ürün giderleri 2- İyileşme GiderleriTedavi sırasında yapılan masraflarHastane refakatçı – bakıcı giderleri,Tedavi için yapılan yol giderleri,İyileşme sürecinde yapılan masraflarTedavi için yol giderleri taksi ücretleri, başka şehirde tedavi ve kontrol için şehirlerarası otobüs, tren ve uçak ücretleri vb. kullanımlar,Evde özel bakım giderleri,Tedavi amaçlı olmak koşulu ile beslenme giderleri,Tedavi amaçlı olmak koşulu ile barınma giderleri,Tedavi amaçlı alınan ancak faturalandırılması mümkün olmayan diğer tıbbi medikal ürün giderleri SGK kapsamında olmayan ilaçlar, doktor raporu ile alınmayan tekerlekli sandalye, koltuk değneği, baston, havalı yatak vb.İlerde yapılacak masraflarHenüz yapılmamış gelecekte yapılması zorunlu ameliyat ve diğer tedavilerin giderleri,Yaşam boyu kullanılması zorunlu olduğu ilaç giderleri örneği epilepsi hastaları için epilepsi ataklarından korunmak için ömür boyu kullanması gereken ilaçlar,Protez yenileme giderleri TRAFİK KAZASI TEDAVİ MASRAFLARINDA SORUMLULUK TEDAVİ GİDERİLERİNE İLİŞKİN ZARARLARI KİM KARŞILAR TRAFİK SİGORTASI / SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SGK 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu 53. ve 54. maddelerinde tedavi giderinin, haksız fiil kaynaklı oluşan zararlar arasında olduğu açıkça tanımlanmış ve trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan kişilerin tedavi giderlerini talep edebileceği belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu 98. maddesinde tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle beraber trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu trafik sigortalarında, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona erdirilerek, sağlık hizmet bedellerinin ödenmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amaçlanmıştır. tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Genel Şartlarında sağlık gideri teminatı “…. yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. …… çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.” denilmektedir. Ancak 98. madde de belirtilen SGK tarafından ödeneceği belirtilen tedavi giderleri sadece sağlık hizmeti bedeli ile sınırlandırılmış olup bakıcı giderleri ve tedavi ilgili diğer giderlerden bahsedilmemiştir. Kanunla düzenlenen bir konuda genel şartlara eklenen maddeler ile SGK’nın sorumluluğunun genişletilmesi hukuka uygun değildir. SGK’nın sorumluluğu, maddenin önceki halinde olduğu gibi “…tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri” dahil tüm giderleri kapsamamaktadır. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve sadece KTK’nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur. Bundan dolayı diğer geri kalan giderler için tedavi giderleri teminatı kapsamında, SGK tarafından ödenmeyen ve açıkta kalan tedavi giderleri için sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. Bu durum yerleşik Yargıtay uygulamaları ile SGK tarafından ödenmeyen ve açıkta kalan tedavi giderlerinin Sigorta Şirketinin sorumluluğunda olduğu açıkça belirtilmektedir. Yargıtay uygulamalarında SGK’nın sorumluluğu, belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderlerin de, yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerin de, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiği belirtilmiştir. Bu durum Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/12559 Esas ve 2019/5487 Karar sayılı ilamında; Kararın tam metni için tıklayınız “Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK’nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.” şeklinde belirtilmiştir. BELGELENDİRİLMİŞ TEDAVİ MASRAFLARI – SGK TARAFINDAN KARŞILANAN TEDAVİ GİDERLERİ NELERDİR? Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için SGK’nın sorumluluğu, Kararyolları Trafik Kanunu 98. maddede belirtildiği üzere; sağlık kuruluşlarında yapılan faturaya ile belgelenmiş sağlık hizmeti bedelleri diğer bir değişle belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Belgelendirilmiş masraflar olarak tanımlanan tedavi giderleri trafik kazası ile illiyet bağı olan SGK ödeme sisteminde karşılığı olan faturası veya ödeme dekontu gibi bir belgeye dayanan giderler olarak değerlendirilmektedir. Ancak burada önemli olan bedensel zarara uğrayan kişinin, tedavi sırasında ve tedavi için yapmış olduğu masrafların bu kapsama dahil olduğudur. Tedavi gideri harcamasının trafik kazası nedeniyle yapılmadığı yönünde bir şüpheye düştüğü durumlarda bilirkişi incelemesi ile bu duruma açıklığa kavuşturulması veya Resmi Hastanelerde, Üniversite Hastanelerinde, Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde, kliniklerde, bakım merkezlerinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yapılan tıbbi tedavi ile sınırlı masraflar;İlk yardım ve ambulans için yapılan masraflar,Muayene için yapılan masraflar,Tahlil kan testleri, röntgen, ultrason, tomografi, mr vb. için yapılan masraflar,Tedavi ilaç, kan, serum, ameliyat, yoğun bakım, protez, ortopedik cerrahi malzemeler, pansuman, diyaliz vb. için yapılan masraflar,Tedavi sonrası sağlık kuruluşlarında yapılan fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri,Doktor raporu ile alınan diğer tıbbi medikal ürün giderleriYargıtay 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/7151 Esas ve 2019/3098Karar sayılı ilamında;“…hesaba dahil edilen bedeller arasında, SGK’nın sorumluluğunda olması gereken özel hastane ameliyat bedeli ile ilaç masrafları gibi bedellerin de bulunduğu görülmektedir.” şeklinde 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/9080 Esas ve 2019/3789 Karar sayılı ilamında; “Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının tedavisi amacıyla belgesiz tedavi giderleri; ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel diyet, özel hastane farkı vb giderler olarak belirtilerek toplamda TL hesap edilmiştir. Belgeli tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı değerlendirildiğinde hesaba dahil edilen özel hastane farkı bedelinin ne olduğu anlaşılamamakla, hangi masraf için hangi miktarda harcama yapılabileceği de tek tek gösterilmediğinden rapor denetime elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi eksik inceleme mahiyetindedir.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarihli 2016/4476 Esas , 2019/2293 Karar sayılı ilamında;“Dava dilekçesinde davacının tedavi giderleri, hastanede kaldığı sürede yapılan masraflar, ameliyat ve tedavi giderleri, özel doktor ve fizik tedavi uzmanlarına yapılan masraflar, taksi ile ulaşım ve ambulans giderleri, ev işleri için yardımcı bayana ve evde sürekli refakat eden özel hemşireye ödenen ücret giderleri ile Ankara’da özel bir hastanede yapılan ikinci ameliyat için doktora ve hastaneye ödenen ücret, uçak biletleri için yapılan masrafların hesaplanarak tespiti ve tahsili istenmiştir. Dava tedavi masraflarının da tazmini istemiyle açılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda “…tedavi giderleri istemi bakımından ise davalıların sorumlulukları kalmadığı, bu hususta SGK’nun sorumluluğuna gidilmesi gerektiği” şeklindeki değerlendirme esas alınarak, sadece geçici ve kalıcı iş göremezlik zararına hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi olağan hayat tecrübelerine aykırıdır. Bu konuda 818 sayılı BK 42/II. maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir. Bu durumda, 6111 sayılı yasa gözönüne alınarak davacıya ulaşım ve refakatçi giderlerini kanıtlama imkanı tanınmalı, davacının bu giderlerini kanıtlayamaması durumunda belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan ulaşım, refakatçi ve diğer giderleri yönünden davacının tüm tedavi evraklarının getirtilerek, yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre 818 sayılı BK’nın 42. maddesi gereğince olayın özelliği değerlendirilmek ve gerekçeleri tartışılmak suretiyle bu kalem isteklere ilişkin karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin D tarihli 2016/12559 Esas ve 2019/5487 Karar sayılı ilamında;“Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ise; hesaplanan tedavi giderinin, davacının gördüğü diş tedavisi için ödediği TL. belgeli gider olduğu görülmektedir. Anılan bu raporla, SGK’nun sorumluluğunda olan belgeli tedavi gideri için belirleme yapıldığından, yasal hasım haline gelen SGK Başkanlığı’nın davaya dahil edilmeyişi eksik inceleme tüm bu maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; yargılamanın devamı sırasında 6111 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği ve belgeli tedavi giderleri yönünden SGK Başkanlığı’nın yasal hasım haline geldiği gözetilip SGK Başkanlığı’nın davaya dahil edilmesi suretiyle, tedavi giderleri yönünden davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.” BELGELENEMEYEN TEDAVİ GİDERLERİ – SGK TARAFINDAN KARŞILANMAYAN TEDAVİ GİDERLERİ NELERDİR? Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için SGK’nın sorumluluğu, belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Trafik kazasının niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi veya ispatlanması hayatın olağan akışında mümkün değildir. Yargıtay kararlarınca belgelendirilemeyen masraflar olarak tanımlanan tedavi giderleri trafik kazası ile illiyet bağı olan yemek, yol ve evde özel bakım giderleri başta olmak üzere bir belgeye dayalı olmayan, uzman doktor bilirkişi tarafından belirlenen tedavi giderler olarak değerlendirilmektedir. Tedavi sırasında yapılan masraflar Hastane refakatçı – bakıcı giderleri, Tedavi için yapılan yol giderleri, İyileşme sürecinde yapılan masraflar Tedavi için yol giderleri taksi ücretleri, başka şehirde tedavi ve kontrol için şehirlerarası otobüs, tren ve uçak ücretleri vb. kullanımlar, Evde özel bakım giderleri, Tedavi amaçlı olmak koşulu ile beslenme giderleri, Tedavi amaçlı olmak koşulu ile barınma giderleri, Tedavi amaçlı alınan ancak faturalandırılması mümkün olmayan diğer tıbbi medikal ürün giderleri SGK kapsamında olmayan ilaçlar, doktor raporu ile alınmayan tekerlekli sandalye, koltuk değneği, baston, havalı yatak vb. İlerde yapılacak masraflar Henüz yapılmamış gelecekte yapılması zorunlu ameliyat ve diğer tedavilerin giderleri, Yaşam boyu kullanılması zorunlu olduğu ilaç giderleri örneği epilepsi hastaları için epilepsi ataklarından korunmak için ömür boyu kullanması gereken ilaçlar, Protez yenileme giderleri Bu durum Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin D tarihli 2016/15482 Esas ve 2016/11589 Karar sayılı ilamında; “Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine sayılı TBK’nın 54. maddesi bedensel zarara uğrayan kişilerin tedavi giderlerini talep edebileceği belirtilmiştir. Genel olarak yaralanmalar sonucunda belgeli tedavi giderleri olabileceği gibi tedavi giderlerine münhasıran bazı yemek, yol vs. belgesiz giderlerin olacağı da kabul edilmektedir. Ancak burada önemli olan, bedensel zarara uğrayan kişinin, tedavi sırasında ve tedavi için yapmış olduğu masrafların bu kapsama dahil olduğudur. Somut olayda; davacı vekilinin dosya kapsamında sunmuş olduğu faturalar incelenerek doktor bilirkişiden rapor alınmıştır. Ancak bilirkişi raporunda belirtilen market ve lokanta masrafları olarak TL ile kıyafet alışveriş masrafları olarak TL harcamaların davacının kişisel harcamaları olduğu ve tedaviye özgü bulunmadığı anlaşıldığından, bu harcamalar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, hesaplamaya dahil edilmesi bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde belirtilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/9080 Esas ve 2019/3789 Karar sayılı ilamında; “Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının tedavisi amacıyla belgesiz tedavi giderleri; ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel diyet, özel hastane farkı vb giderler olarak belirtilerek toplamda TL hesap edilmiştir. Belgeli tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı değerlendirildiğinde hesaba dahil edilen özel hastane farkı bedelinin ne olduğu anlaşılamamakla, hangi masraf için hangi miktarda harcama yapılabileceği de tek tek gösterilmediğinden rapor denetime elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi eksik inceleme mahiyetindedir.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarihli 2016/4476 Esas , 2019/2293 Karar sayılı ilamında; “Dava dilekçesinde davacının tedavi giderleri, hastanede kaldığı sürede yapılan masraflar, ameliyat ve tedavi giderleri, özel doktor ve fizik tedavi uzmanlarına yapılan masraflar, taksi ile ulaşım ve ambulans giderleri, ev işleri için yardımcı bayana ve evde sürekli refakat eden özel hemşireye ödenen ücret giderleri ile Ankara’da özel bir hastanede yapılan ikinci ameliyat için doktora ve hastaneye ödenen ücret, uçak biletleri için yapılan masrafların hesaplanarak tespiti ve tahsili istenmiştir. Dava tedavi masraflarının da tazmini istemiyle açılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda “…tedavi giderleri istemi bakımından ise davalıların sorumlulukları kalmadığı, bu hususta SGK’nun sorumluluğuna gidilmesi gerektiği” şeklindeki değerlendirme esas alınarak, sadece geçici ve kalıcı iş göremezlik zararına hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi olağan hayat tecrübelerine aykırıdır. Bu konuda 818 sayılı BK 42/II. maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir. Bu durumda, 6111 sayılı yasa gözönüne alınarak davacıya ulaşım ve refakatçi giderlerini kanıtlama imkanı tanınmalı, davacının bu giderlerini kanıtlayamaması durumunda belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan ulaşım, refakatçi ve diğer giderleri yönünden davacının tüm tedavi evraklarının getirtilerek, yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre 818 sayılı BK’nın 42. maddesi gereğince olayın özelliği değerlendirilmek ve gerekçeleri tartışılmak suretiyle bu kalem isteklere ilişkin karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” BELGELENDİRİLEMEYEN TEDAVİ GİDERİ NASIL BELİRLENİR? TEDAVİ GİDERLERİNİN İSPATLANMASI Sağlık hizmeti bedelleri faturaya dayalı olan harcamalar olduğu için ispatı kolaydır. Davacının tedavi giderlerine yönelik talepte bulunması için mutlaka fatura veya belge sunmasına gerek yoktur ancak talebinin detaylandırmalı varsa faturalarının istenebileceği yerleri belirtmelidir. Tedavi görülen kuruluşlar bildirilirse mahkemelerce bu belgeler ilgili kuruluşlardan tüm tedavi giderlerinin belge ile ispatlanması mümkün değildir. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi hukuka uygun değilidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesinde de belirtildiği üzere, zarar gören tarafından hayatın olağan akışı gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, mahkemece zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerekir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. E. 1995/11-122 tedavi giderleri belirlenmesi amacıyla adli tıp uzmanı veya konusunda uzman doktor bir bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak SGK’nın sorumluluğunda bulunan ve bulunmayan tedavi giderleri belirlenmektedir. Ancak burada dikkate edilmesi gereken başka bir husus bilirkişi raporunda dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın niteliği ve yapılan tedaviler göz önüne alınarak; bu tür yaralanmalarda yapılacak olan belgesiz tedavi giderleri belirlenmesi ve hangi masraf için hangi miktarda harcama yapıldığının tek tek gösterilmesi durum Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/9080 Esas ve 2019/3789 Karar sayılı ilamında;“Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının tedavisi amacıyla belgesiz tedavi giderleri; ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel diyet, özel hastane farkı vb. giderler olarak belirtilerek toplamda TL hesap edilmiştir. Belgeli tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı değerlendirildiğinde hesaba dahil edilen özel hastane farkı bedelinin ne olduğu anlaşılamamakla, hangi masraf için hangi miktarda harcama yapılabileceği de tek tek gösterilmediğinden rapor denetime elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi eksik inceleme nedenlerle mahkemece; aynı bilirkişiden belgesiz tedavi giderleri konusunda dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın niteliği ve yapılan tedaviler göz önüne alınarak bu tür yaralanmalarda yapılacak olan belgesiz tedavi giderleri hakkında denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” şeklinde 17. Hukuk Dairesinin tarihli 2016/7151 Esas ve 2019/3098Karar sayılı ilamında;“Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.… Anılan rapor incelendiğinde; 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği SGK’nın sorumluluğunda olan tedavi giderleri ile davalıların sorumluluğunda olan tedavi giderleri konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı; davacı yanın sunduğu belgelerde yer alan bedellerin toplanmasıyla yetinildiği; hesaba dahil edilen bedeller arasında, SGK’nın sorumluluğunda olması gereken özel hastane ameliyat bedeli ile ilaç masrafları gibi bedellerin de bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, anılan rapor hükme esas almaya elverişli nitelikte değildir.…. davaya konu edilen tedavi giderlerinden, SGK’nın sorumluluğunda bulunan ve bulunmayanların belirlenmesi için, konusunda uzman başka bir doktor bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınması…” şeklinde belirtilmiştir. TEDAVİ GİDERLERİNDE DAVALI SIFATININ BELİRLENMESİ Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için SGK’nın sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu 98. maddede belirtildiği üzere; sağlık kuruluşlarında yapılan faturaya ile belgelenmiş sağlık hizmeti bedelleri diğer bir değişle belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Sorumluluk alanların farklı olması nedeniyle tedavi gideri için dava talebinde bulunurken, hangi tedavi giderlerinin istendiği belgeli mi belgesiz mi veya tümünün istediği açıkça belirtilmeli ve dava dilekçesinde sorumlu olan kuruluş sorumluluğuna göre sigorta şirketi veya SGK veya her ikisi birden davaya davalı sıfatıyla dahil durum Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/03/2019 tarihli 2018/5055 Esas ve 2019/3518 Karar sayılı ilamında;“Davacı …’nın yaralanması nedeniyle yapılan tedavi giderlerini de davalılardan tahsili talep edilmiş; ancak, tedavi giderlerinin kapsamı tam olarak açıklanmamıştır. Mahkeme ise, tedavi gideri yönünden, davacı tarafa talebini açıklattırıp somutlaştırmadan, kazanç kaybı ve iş göremezlik tazminatı da dahil olmak üzere davacı talebi olan hüküm altına sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31/1. maddesi gereği hakimin, uyuşmazlığın çözümü bakımından belirsiz veya çelişkili olan hususları taraflara açıklatıp davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. Eldeki davada davacı taraf, davacı …’nın yaralanması nedeniyle tedavi giderlerini kendisi yaptığını ileri sürerek talepte bulunmuş; sadece tedaviye bağlı belgesiz tedavi giderlerini mi yoksa hem belgeli hem de belgesiz tüm tedavi giderlerini mi talep ettiğini somut biçimde açıklamamıştır. Davacının talep ettiği tedavi harcamalarının nev’i, bu zarardan sorumlu olanların belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Zira, tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olacak ve zarara sebep olan araç malik, sürücü ve sigortacısı sorumlu tutulamayacaktır. 6111 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce açılmış olan ve tedavi gideri talebini de içeren davalarda, SGK Başkanlığı davada yasal hasım haline geldiğinden davaya dahil edilmesi gerekecektir. Ancak, 6111 sayılı Kanun ile KTK’nun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği kanun kapsamında olmayan tedavi giderleri için, zarara sebep olan araç ilgililerin sorumluluğu devam hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; öncelikle, davacı tarafa uygun bir süre verilerek, dava konusu edilen tedavi giderleri kapsamının belgeli- belgesiz açıklattırılması ve yapılan açıklamaya göre eksik kalan delillerin ve tedavi belgelerinin toplanması; 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği SGK’nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin de dava konusu edildiğinin bildirilmesi halinde, SGK’nın davaya dahil edilmesi; davacı …’nın yaralanması nedeniyle yapılan ve talep edilen tedavi giderleri için, SGK’nın sorumlu olduğu tedavi giderleri ile sorumluluğu dışındakilerin ayrı ayrı hesaplanması, davacının yaralanmasının mahiyetine göre yapılması kaçınılmaz olan belgesiz tedavi giderleri için ayrıca hesaplama yapılması hususlarında, uzman doktor bilirkişiden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde belirtilmiştir. DAVA AÇILIRKEN HASIM GÖSTERİLMEYEN SGK BAŞKANLIĞININ SONRADAN DAVAYA DAHİL EDİLMESİ YARGITAY KARARI tarihinden sonra Karayolları Trafik Kanunu 98. maddedeki değişikliği yürürlüğe girdikten sonra açılan davalarda artık sağlık hizmeti giderlerinden SGK’nun sorumlu olduğu bilindiğinden dava dilekçesi ile SGK davalı olarak gösterilmemiş ise davaya dahil edilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun tarihli 2016/13246 Esas ve 2019/5468 Karar sayılı ilamında;“Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir…Davacı vekili, dava dilekçesinde davasını sürücü malik ve sigorta şirketine yöneltmiş, hakkında hüküm kurulan … dava açılırken davalı olarak gösterilmemiş, davacı vekili tarafından tarihli dahili dava dilekçesinin tebliği suretiyle davaya davalı sıfatıyla dahil edilmiştir. Mahkemece gerekçede SGK’dan davalı olarak bahsedilmiş, hüküm kurulurken davalılar denilmek suretiyle dahili davalı SGK hakkında da hüküm kurulmuş olup yargılama giderlerinin de üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Ayrıca davacı vekili tarihli celsede dahili davalı SGK yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiş ve mahkemece de işlemden kaldırılmasına karar sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olup, tedavi gideri talebini de içeren ve bu tarihten önce açılmış davalarda, SGK Başkanlığı yasal değişiklikler nedeniyle davada hasım haline geldiğinden davaya dahil edilmesi mümkündür. Ne var ki, hukukumuzda istisnai haller dışında dahili dava müessesesi olmadığından, anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra açılan davalarda, dava açılırken hasım gösterilmeyen SGK Başkanlığının sonradan davaya dahil edilmesi, usul hükümlerine aykırı olduğu gibi kurum hakkında hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir. Somut olayda eldeki davanın açıldığı tarihin olduğu ve SGK aleyhine dava açılmadığı gözetildiğinde, usule aykırı biçimde SGK’nın davaya dahil edilerek aleyhine hüküm tesisi doğru değildir.. Bu makaleyi faydalı buluyor musunuz?  5/5 Trafik Kazası Tedavi giderleri ile ilgili yazımız sizden gelen sorular ve öneriler dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Değişen başvuru prosedürleri ve güncel yargı kararları gözetilerek sürekli güncellenmektedir. Yazımız da mevcut olmayan, aklınıza takılan soruları alttaki yorumlar kısmını veya whatsapp iletişim hattını kullanarak iletebilirsiniz. Oluşturulma Tarihi Kasım 11, 2013 0046Ödenmeyecek giderler için tamamlayıcı sağlık sigortası’ Genel Sağlık Sigortası’nın kapsamı daralıyor. Sağlık hizmetleri için temel teminat paketi oluşturulacak. Belli sağlık giderleri paketin içine girerken, bazı harcamalar kapsam dışında tutulacak. Kapsam dışında kalan hizmetler için tamamlayıcı sigorta devreye sokulacak. HÜKÜMET, 2014 yılı programına tamamlayıcı sağlık sigortasını aldı; Hazine de sigortanın şartları ile ilgili yönetmelik yayınladı. Böylece, üzerinde yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçemeyen tamamlayıcı sağlık sigortası da resmen uygulamaya geçmiş oldu. Hükümet, açıkladığı planda, 2014’te sağlık harcamalarını kontrol altına alacağını ortaya koydu. Bu çerçevede, Genel Sağlık Sigortası GSS kapsamında sağlanacak hizmetlerin tanımlandığı temel bir teminat paketi oluşturulacak. Belli giderler kapsam içine alırken, belli sağlık harcamaları ise kapsam dışında tutulacak. Hükümetin, bu yılın sonuna kadar sağlık paketini hazırlaması bekleniyor. Temel teminat paketinin kapsamı dışında kalan hizmetlerde ise tamamlayıcı sağlık sigortası devreye sokulacak. Yine bu kapsamda, tamamlayıcı sağlık sigortasına konu olacak sağlık hizmetleri de ayrıca SAĞLIK SİGORTASI2014 hükümet planının açıklanmasından günler öncesinde ise Hazine, özel sağlık sigortalarına yönelik bir yönetmelik yayınladı ve yönetmelikte; tamamlayıcı ile destekleyici sağlık sigortası ürünlerine de açıklık göre, Genel Sağlık Sigortası kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu SGK tarafından karşılanan sağlık giderlerine ek masraflar ile SGK tarafından karşılanmayan tüm giderler; özel sigorta şirketlerinin çıkartacağı tamamlayıcı sağlık sigortaları tarafından karşılanacak. Önce Hazine’nin tamamlayıcı sağlık sigortasının şartlarını belirleyen yönetmelik yayınlanması, ardından da hükümetin 2014 planında konuya yer vermesiyle, tamamlayıcı sigorta uygulaması da resmen ile hem SGK’ya bağlı olup, hem de özel sağlık sigortası bulunanların; tedavi giderlerinin belli bir kısmını SGK’ya fatura edebileceklerine imkan tanındı. İlk uygulamayı ise 2012’nin Kasım ayında, Fark Yok’ sigortası ile Mapfre Genel Sigorta başlattı ve SGK’lıların özel hastanelerde hiçbir fark ödemeden tedavi olmalarına imkan tanıdı. Mapfre Genel Sigorta, tamamlayıcı sigorta için Türkiye çapında toplam 250 özel hastane ile anlaştı ve bugüne kadar da 25 binden fazla SGK’lı tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırarak, özel hastanelerde fark ödemeden tedavi oldu. Tamamlayıcı sağlık sigortasının diğer özel sağlık sigortalarından farkı ise, tedavi giderinin belirli miktarını SGK karşıladığından ve sadece bunun üzeri giderleri kapsadığından, primin ucuz olması. Kişiye ve yaşa göre değişse de tamamlayıcı sigortada primler yıllık, 250 liradan başlıyor. Tamamlayıcı sigorta neleri kapsayacak?KİŞİLER, hem Genel Sağlık Sigortası’nın GSS kapsamına girmeyen tedavi giderleri hem de özel hastanelerin talep ettikleri ve yüzde 200’e kadar varan fark ücreti için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırabilecek. Tamamlayıcı sigortayı, özel sigorta şirketleri yapacak ve zorunlu olmayacak. İsteyenler tamamlayıcı sigorta poliçesi için GSS; tüp bebekten göze, dişe kadar tüm tedavileri ve ilaçları kapsıyor. Ancak artan sağlık giderleri nedeniyle hükümetin 2014 yılı planı, GSS’nin tüm tedavileri içermesi yerine; belli başlı sağlık giderleri için temel bir teminat paketi hazırlamak. Bu paketin kapsamadığı sağlık giderleri ise, tamamlayıcı sağlık sigortasının içine girecek. Garanti Emeklilik’e IiP Gümüş Sertifika ödülüGARANTİ Emeklilik, şirketlerin insan kaynakları uygulamalarının kalitesini belgeleyen uluslararası standart olan Investors in People IiP Gümüş Sertifika ödülünü aldı. Garanti Emeklilik, Türkiye’de bireysel emeklilik sektöründe bu ödüle layık görülen ilk şirket olurken, standart sertifika almadan doğrudan Gümüş Sertifika almaya hak kazanan da ilk şirketi oldu. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, ödül ile ilgili şu açıklamaları yaptı “Aldığımız bu ödülü doğru yolda olduğumuzun en güzel göstergesi olarak değerlendiriyorum. Her zaman olduğu gibi insanı birinci sıraya koymaya devam edeceğiz. Bir kuruluşun Investors in People olarak tanınması, daha yüksek performans için insana yatırım yapmayı taahhüt ettiğini gösteriyor. Bir kuruluşun, IiP Gümüş Sertifikası alabilmesi için, Standart’ın gerektirdiği 39 yeterlilik kriterine ek olarak, en az 126 kriteri daha yerine getirmesi gerekiyor” DANIŞMA KÖŞESİ Sorularınız için sigorta Bir bankadan konut kredisi aldım ve bana borcuma karşılık kredili hayat sigortası yapıldı. Böbrek yetmezliği sebebiyle yüzde 90 malul raporum var. Sakatlığım kalıcı. Sigorta şirketi kredi borcu mu öder mi? Nail Yıldırım Çalışan vatandaşların çoğu sağlık problemleri için genellikle özel hastaneleri tercih ediyor. Ancak özel hastaneler Sosyal Güvenlik Kurumu’nun SGK ödediği ücretin üzerine yüzde 200’ü kadar fark ücreti alabiliyor. Bu farkı vatandaş kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. İşte son dönemde oldukça popüler olan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası TSS tam da bu noktada devreye ALABİLİR?TC vatandaşı olup SGK tarafından kapsam altında olan 0-59 yaş bazı şirketlerde 55 yaş arasındaki kişiler alabilir. Yabancı uyruklu kişiler ve SGK müstahaklığı olmayan kişiler ilgili ürünü kullanamazlar. SGK müstahaklığı e-devlet platformundan 15 TL KATILIMİlk kez 2012’de hayatımıza giren tamamlayıcı sigorta, SGK tarafından karşılanmayan sağlık harcamalarını karşılıyor. Yani cepten para çıkmıyor. Hasta, özel hastaneye girişte katılım payı olarak sadece 15 TL ödeme yapıyor. Tamamlayıcı sigorta yaptırmak isteyenlerin SSK’sının olması yeterli. Son dönemde özel sağlık sigortasındaki fiyat artışları nedeniyle, çoğu vatandaş daha uygun fiyatlı olan tamamlayıcı sigortayı tercih YARIYAİstanbul’da yaşayan, 30 yaşında, sağlıklı bir kadın veya erkek için 1 yıllık Tamamlayıcı Sağlık Sigortası primi 550 TL ile 1500 TL arası değişiyor. Buna karşılık özel sağlık sigortalarında fiyatlar 35 yaşındaki birisi için 3000-4000 liraya kadar SEÇENEK VARTamamlayıcı sigortalar özel hastanelerin hepsinde geçmeyebiliyor. Yani anlaşmalı hastanelerin olması gerekiyor. Ancak bu hastaneler de şube ağı yaygın hastaneler oluyor. Bu nedenle en azından bazı tetkikler için devlet hastanelerinde sıra beklemek istemeyenler için uygun bir alternetif. Tamamlayıcı sağlık sigortasının 2 ana teminatı var Yatarak ve ayakta tedavide; ameliyat masrafları ve hastanede yatılan süre boyunca oluşan SGK fark ücretleri karşılanıyor. Ayakta tedavide; doktor muayanesi ve sonrasında oluşacak tüm SGK fark ücretleri karşılanıyor. Ayakta tedavi 10 defa ile sınırlı. Ayrıca tedavi için gerekli olan yani doktorun istediği tahlilleri de kapsıyor. Böylece vatandaş sadece 15 TL katılım payını ödeyerek fark ücretinden DİKKAT!Tamamlayıcı sağlık sigortası, sadece SGK anlaşmalı sağlık kurumlarında edilecek hastane, sigorta şirketinin tamamlayıcı sigorta, anlaşmalı sağlık kurumu ağında hastanede tercih edeceği doktorun da SGK ile anlaşması olmak istediğiniz rahatsızlığınızın poliçe öncesi ortaya çıkmaması şeker hastası biriyseniz, bu ürün şeker hastalığı tedavisini sigortada kullanım limiti bulunduğundan, poliçenin kullanım sayısını takip etmek SGK tarafından karşılandığından poliçe dahilinde yer eş ve çocukları aynı sigorta kartını kullanarak sağlık hizmeti alamıyor. Ayrı ayrı poliçe şirketinin anlaşmalı sağlık kurumu ağı ve kişinin yaşı, cinsiyeti ile yaşadığı il prim tutarını KAPSADIĞI TEMİNATLARYATARAK TEDAVİDECerrahi ve dahili yatışlarYoğun bakımKemoterapiradyoterapi, diyalizKoroner anjiyografiKüçük müdahale giderleriEvde bakım giderleriYardımcı tıbbi malzeme Suni uzuv giderleriAmbulans hizmetleriStandart tek kişilik özel oda, yemek ve bir adet refakatçi TEDAVİDEYıllık 5, 8 veya 10 vaka ile sınırlı,Doktor muayeneLaboratuvar hizmetleri tahlilGörüntüleme ve tanı yöntemleri Röntgen, ultrason vb.İleri tanı yöntemleri MR, bilgisayarlı tomografi vb.Fizik tedavi giderleriTEMİNAT DIŞI HALLERPoliçe öncesine dayalı giderleri doğum teminatı alınmadıysaGözdeki kırılma kusurlarıGözlük, cam , çerçeve , lens giderleriKısırlık tedavisi Anadolu Sigorta’da ek teminat alınırsa ödeniyorHer türlü estetik ameliyatlarSkolyoz ameliyatıSeptum deviasyonu ve Konka HipertrofisiDoğuştan gelen hastalıklar. Posta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Nedir, Ne İşe Yarar? Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile sigorta şirketiniz, tedavilerinizin SGK tarafından karşılanmayan kısmını sizin adınıza öder. Avrupa’da uzun yıllardır uygulanan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, devlet destekli bir üründür. SGK kapsamı dışındaki tedavi giderleri sigorta şirketi tarafından karşılanır. Yani SGK ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası geçerliliği olan sağlık kuruluşlarında olduğunuz tedavilerin SGK tarafından karşılanmayan kısımlarını sigorta şirketiniz sizin adınıza öder. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın avantajları neler? – Tedavi görmek istediğiniz hastaneyi ve doktoru kendiniz seçebilirsiniz – Doktor muayenelerinde ödemekle yükümlü olduğunuz ücretin dışında bir ödeme yapmazsınız – Tedavinizin SGK tarafından karşılanmayan kısımlarını ödemezsiniz – İşverenler gelir vergisi indiriminden yararlanabilir – Yatarak veya ayakta olmak üzere iki türlü teminat alabilirsiniz – Prim ödemeleriniz karşılığında makbuz alabilirsiniz – Primlerinizi kredi kartıyla da ödeyebilirsiniz Prim ücretleri neye göre belirlenir? Diğer sigorta ürünlerinde olduğu gibi Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın da belli kriterleri vardır. Dolayısıyla prim ücretleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Hali hazırdaki çalışma durumunuz, yaşadığınız yer ve yaşınız poliçenin prim kriterlerinin en önemli belirleyicisidir. Poliçenizin prim tutarı genel olarak bu kriterlere göre hesaplanır. Herkes Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yaptırabilir mi? Yaşınız 60’ı geçmemişse ve SGK’lıysanız Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’ndan yararlanabilirsiniz. 60 yaşından sonra da faydalanmak isteyenlerin en geç 55 yaşında sigorta poliçesini başlatması gerekir. Sigortanın, başladığı tarihten 60. yaşa kadar devam etmesi halinde ise sonraki yıllarda da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası güvencesi sürer. Yeni doğan bebekler 14. günden itibaren Tamamlayıcı Sağlık Sigortası çatısı altına girebilir. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile Özel Sağlık Sigortası ile arasındaki fark nedir? Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda SGK’lı olma şartı vardır; Özel Sağlık Sigortası’nda ise bu şart aranmaz. İki ürünün teminatları birbirinden farklıdır. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hakkında bilmeniz gereken 5 şey – Tamamlayıcı Sağlık Sigortası uzun ve ciddi tedavi süreçlerinde konaklama ücretleri öder. – Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile her yıl 9-10 kez muayene olabilirsiniz. – Tahlil ve laboratuvar hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilirsiniz – Yatarak tedavide ameliyat, oda-yemek, refakatçi, ilaç tedavisi, yoğun bakım ve doktor takibi gibi hizmetlere ücret ödemezsiniz. – Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile tedavinizi istediğiniz hastanede gerçekleştirebilirsiniz. Sosyal Güvenlik Kurumu genel sağlık sigortası kapsamında tedavi giderlerini karşıladığı kişilerden özel hastane ve tıp merkezleri ile vakıf üniversite hastanelerinin alacakları ilave fark ücretler konusunda da bazı sınırlama ve kurallar kural ve sınırlamalara göre;– İlave ücret alınamayacak durumlar ve kişilerden fark ücret alınamaz. Bkz. Hastalardan Hangi Durumlarda İlave Fark Ücret Alınamaz ?, Acil Servislerde Hangi Hallerde Fark Ücret Alınmaz ?– Alınacak ilave ücret tutarı, yapılan tedavi veya işlem için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen tutarın yüzde 200’ünü yani iki katını geçemez.– Hastane, sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını almak zorundadır. Bu yazılı onay alınmadan işlemleri yapıp sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürülerek ilave ücret talebinde bulunulamaz. Yani alınacak ilave ücret tutarı herhangi bir işlem yapmadan önce hasta veya yakınına bildirilmelidir.– Hasta acil servise başvurmuşsa, acil halin sona ermesi halinde müteakip işlemler için ilave ücret alınacaksa, hasta veya yakınına “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu” kullanılarak, imza karşılığı yazılı bilgi verilmesi zorunludur.– Aynı başvuru numarası altında verilen sağlık hizmeti karşılığı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan bedellerin toplam tutarının 100 yüz TL’yi aşması halinde, bu hizmetleri ve varsa ilave ücret tutarını gösterir, “Hastaya Sunulmuş Olan Hizmetleri ve İlave Ücreti Gösterir Belge”nin yatan hasta tedavilerinde en geç hastanın taburcu olduğu tarihte, diğer tedavilerde ise işlemin yapıldığı tarihte hastaya verilmesi zorunludur. Eğer hasta talep ederse bu durumda tutara bakılmaksızın sunulan tüm işlemleri gösteren bilgi ve belgelerin hastaya verilmesi zorunludur.– Yatak ücreti olarak asgari banyo, TV ve telefon bulunan; 2 yataklı odalarda sunulan otelcilik hizmetleri için Kurumca karşılanan “Standart yatak tarifesi” işlem bedelinin 1,5 katını, tek yataklı odalarda ise 3 katını geçmemek üzere kişilerden ilave ücret alabilir. Günübirlik tedavi kapsamındaki işlemler sırasında verilen otelcilik hizmeti için ise en Kurumca karşılanan “Gündüz yatak tarifesi” işlem bedelinin 3 katına kadar ilave ücret alınabilir.– Hastane tarafından verilen hizmet Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bedeli karşılanmayan bir hizmetse, bu durumda alınan ücret ilave ücret sayılmaz.– Vakıf üniversiteleri dışındaki üniversite hastanelerinde de öğretim üyeleri tarafından mesai saatleri dışında bizzat verilen sağlık hizmetleri için Kurumca belirlenmiş sağlık hizmetleri bedelinin bir defada asgari ücretin iki katını geçmemek üzere, poliklinik muayenelerinde en fazla iki katı, diğer hizmetlerde en fazla bir katı kadar ilave ücret alınabilir.– Yukarıda belirtilen konularla ilgili ayrıntılı bilgi Muayene – İlaç – Tedavi Katılım Payı ve İlave Ücret Uygulamaları başlıklı yazıda yer almaktadır.– Hangi hallerde hastanenin ne kadar ilave ücret alabileceği internet adresinden öğrenilebilir.– Tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan kişilerden alınan ilave ücretlerle Sosyal Güvenlik Kurumu ilgilenmediğinden, bu konudaki şikayetlerin Sağlık Bakanlığı Sağlık İl Müdürlüklerine iletilmesi gerekmektedir.

sgk tarafından karşılanmayan tedavi giderleri